FDC 1955-1959 Dönemi

12 Nisan 1956 – Türk Tarih Kurumu’nun Kuruluşunun 25’inci Yılı

12 Nisan 1956 – Türk Tarih Kurumu’nun Kuruluşunun 25’inci Yılı

İsfila nr.1865 – Pulko nr.1728 – Michel nr.1476 – Scott nr.1205 – Pulhan nr.1654

İsfila FDC nr.30

Pul, Türk Tarih Kurumunun 25’inci yılı hatırasına, ilk gün damgası ise o yıl 5’incisi düzenlenen Türk Tarih Kongresi hatırasına hazırlanmıştır.  İlk gün damgası üzerinde “Türk Tarih Kongresi” ibaresi yer almaktadır. İlk gün şehri ise kongrenin yapıldığı Ankara’dır. Söz konusu damga Pulhan 1973’de belirtildiği üzere “V. Türk Tarih Kongresi” münasebetiyle 12-17 Nisan 1956 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi binasında faaliyette bulunan PTT gişesinde kullanılmıştır.” PTT şimdi olduğu gibi başlangıç dönemlerinde de bazı toplantı ve olayları pul ile anarken ayrıca toplantı sırasında açtığı geçici postahanelerde posta hizmeti vermiş ve o merkezler için özel damgalar hazırlamıştır. 1956 Tarih kongresi için hazırlanan damga da bunun örneklerinden biridir. Bu bakımdan söz konusu damganın özel damga kategorisinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Pulhan (1973:410)’da özel damga olarak tanımlanmamakla birlikte, damganın Kongre münasebetiyle hazırlandığı belirtilmektedir. Ancak şu çok açık ki, eğer bu pula ilişkin ilk gün damgası yapılmış olsa idi, damganın üzerinde “V. Türk Tarih Kongresi” değil “Türk Tarih Kurumu’nun Kuruluşunun 25’inci Yılı” ibaresi yer alması gerekirdi. Ancak mezkûr damga, pulun ilk gün damgası olarak anılmıştır. Bizce bu pulun gerçek ilk gün damgası yukarıdaki galeride yer alan 3’üncü zarf üzerindeki (FDC-P) normal posta damgasıdır.

Eğer bu damgayı hatıra pulunun ilk gün damgası olarak kabul edeceksek o vakit hatıra pulunun kataloglardaki isminin tıpkı damganın üzerinde yazdığı gibi “V. Türk Tarih Kongresi Hatırası” olarak düzeltilmesi gerekmektedir. Nitekim 12 Nisan 1956 târihli Milliyet Gazetesi pul emisyonunu “Beşinci tarih kongresi için bir pul çıkarıldı” başlığıyla duyurmuştur.

Yukarıdaki ilk zarf Kamer’e ikinci zarf ise Memduh Altunay’a ait olup zarflarda kullanılan ilk gün damgası yukarıdaki bahiste izah edilen Posta İdaresinin kongreye mahsus hazırlamış olduğu damgadır. Üçüncü zarfta ise normal posta damgası kullanılmış ve Bursa’da damgalatılıp Chicago/ABD’ye gönderilmiştir. Zarfın arka yüzündeki damgalar güzergâhı göstermektedir. 12.4.1956’da Bursa’dan yola çıkan zarf arka yüze vurulan 12.4.1956 tarihli “BURSA 12” damgası ile önce İstanbul’a, 4.5.1956 tarihinde Chicago Illinois dağıtım merkezine, ardından da Lakewiev varış damgası ile teslimat adresine ulaşmıştır. Zarfın üzerindeki pulun 40 kuruş olan değeri Türkiye-ABD posta tarifesine yetmediği için ilâve pula ihtiyaç duyulmuş ve 30 kuruş değerinde bir pul daha zarfa yapıştırılmıştır. Ancak bu pul daha evvel tedavüle çıkan bir pul olduğu ve ilk gün zarfının görselliğini bozmaması amacıyla zarfın arka yüzüne yapıştırılmıştır. Bu pulun üzerine tıpkı ön yüzde olduğu gibi 12.4.1956 tarihli Bursa çıkış damgası uygulanmıştır.

Memduh Altunay zarfının görselinde yer alan resim 1223 yılında Selçuklu Sultanı 1. Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılan Niğde Alaaddin Camisidir. 1970 yılında onarılan eser Ulu Cami adıyla da anılmaktadır. Yandaki resim caminin Miniatürk’te yer alan modelidir.

Kamer zarfında yer alan görsel ise orijinali Anadolu Medeniyetleri Müzesinde bulunan ve 1930’larda Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde ortaya atılan Türk Tarih Tezi’ne göre bir Türk medeniyeti olan Hitit’lere ait atlı savaş arabası figürüdür.

İlk uygarlıklar, insanlığın soylu bir buluşunu, bu en paha biçilmez armağanını Türklerden almışlardır. Bu figür tarihin ilk çağlarında göçebe yaşantısı atın sırtında geçen ve ata ilk gem vuran Türk ırkının çağa olan katkısını sembolize etmektedir. Türklerin güneybatı Asya’ya akınları sonucunda bu bölge atı tanımış ve koşum kayışlarıyla arabaya bağlanan atla birlikte “ilk atlı taşıma aracı” ve “ilk savaş aracı” da doğmuştur. Bunu izleyen on yüzyıl boyunca araba savaş alanlarında fetih aracı olarak hizmet etmiş ve Asurlular, M.Ö. 1.000 yıllarında bir sürücünün kullandığı ve iki savaşçıyı çeken çift at koşulmuş arabalarıyla bütün dünyaya egemen olmuşlardır. [1]

İsimsiz olarak adlandırdığımız üçüncü zarf ise organizasyon komitesi kaşelerini andıran bir antet barındırmaktadır. Antette “5. Türk Tarih Kongresi, 25. ci yıl Hatırası 12-4-1956” ibaresi bulunmaktadır. 5 inci Türk Tarih kongresi Türk Tarih Kurumunun 25 inci yıldönümü münasebetiyle tertip edilmiştir. Kongre Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde düzenlenmiştir. [2] Kongrede yerli ve yabancı 87 bilim insanı tebliğlerde bulunmuştur. Kongrede 4 farklı seksiyon oluşturulmuştur, bunlar: “Eski Anadolu ve Önasya”, “Orta Asya ve Ortaçağ Türk ve Türkiye târihi”, “Osmanlı târihi”, “Türkiye Cumhuriyeti ve inkılâp târihi”. [3] 6 Gün süren kongrede toplam 96 tebliğ sunulmuştur. [4]

Tirajı 1.000.000 adet olan pulun 14.828 adedi özel ilk gün damgası ile iptal edilmiştir (Pulhan, 1973:410). Kamer zarfının tirajı ise 300 adettir (Kamer, 1969:48).

Türk Tarih Kurumu

23-28 Nisan 1930 tarihleri arasında toplanan Türk Ocakları 6’ncı Kurultayı’nın son gününde, Atatürk’ün yönlendirmesi ve buyruğuyla Kurultay’a bir önerge sunulur. Aksaray delegesi Afet İnan aracılığıyla sunulan önergede, Türk târih ve medeniyetinin bilimsel surette tetkiki için bir heyet teşkilinin karara alınması teklif edilir. [5] Böylece Türk Tarih Kurumunun ilk temelleri atılmış olur ve Türk Ocaklarına bağlı Türk Tarih Heyeti kurulur; ancak Türk Ocakları 29 Mart 1931 tarihinde kapanma kararı alınca Türk Tarih Heyeti, 15 Nisan 1931 tarihinde “Türk Tarih Tedkik Cemiyeti” adıyla yeniden örgütlenip çalışmalarına devam eder. Kurumun adı 1935 yılında “Türk Tarihi Araştırma Kurumu”, daha sonra “Türk Tarih Kurumu” olarak değişir. [6] [7]

Başlıca çalışma alanları ve konuları kurumun tüzüğünde şu şekilde belirtilmiştir: Türkiye’nin çeşitli yerlerinde arkeolojik kazılar yapmak, bu kazılardaki buluntuları dünya bilimine tanıtmak, Türk târihinin ana kaynaklarından henüz yayınlanmamış olanları yayınlamak, başka dillerde yazılmış kaynakları Türkçe’ye çevirmek ve gerekenleri yayınlamak, arşivlerdeki belgeleri inceleyerek Türk târihini aydınlatacak monografiler oluşturmak, Türklerin dünya uygarlığına yaptığı katkıları ortaya çıkartıp bilim dünyasına tanıtmak, Türk târihini bilimin en çağdaş verileri ve yöntemlerine göre yeniden yazmak. Türk tarih Kurumunun yüzlerce neşriyatının yanı sıra 1937 yılında basımına başlanan ve yılda 3 kez yayınlanan Belleten adlı dergisi de vardır.

Aşağıda Türk Ocakları delegesi Prof. Dr. Afet İnan’ın kurucu üyesi olduğu Türk Tarih Kurumu’nun 25’inci Yıldönümü için kaleme aldığı makale yer almaktadır.

________________________________

[1] http://www.ozelliklerinedir.com/asurlar-asurlular-kimdir-ozellikleri-nelerdir/
[2]Beşinci Türk tarih kongresi” Cumhuriyet Gazetesi, 12 Nisan 1956, s.3.
[3]5 inci Türk Tarih Kongresi dün çalışmalarına başladı” Cumhuriyet Gazetesi, 13 Nisan 1956, s.1, 5.
[4]Türk Tarih Kongresi sona erdi” Cumhuriyet Gazetesi, 18 Nisan 1956, s.1, 5.; “Beşinci Türk Tarih Kongresi sona erdiMilliyet Gazetesi, 18 Nisan 1956, s.5.
[5]Kurultay dün dağıldıCumhuriyet Gazetesi, 29 Nisan 1930, s.1.
[6]Türk Tarih Kurumu“, Vikipedi (erişim tarihi: 02.02.2018)
[7]TarihçeTürk Tarih Kurumu resmî web sitesi (erişim tarihi: 02.02.2018)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir